TRABZON, TRABZON’DAN DAHA BÜYÜKTÜR

Print
Haber Tarihi : 14.06.2021 00:50
FaceBook paylaş Twitter paylaş Google paylaş Yahoo paylaş MSN paylaş Hotmail paylaş Delicious paylaş Digg paylaş

Yazar Ayhan SÜRMEN'in kaleminden


TRABZON, TRABZON’DAN DAHA BÜYÜKTÜR
Aziz okurlarım yazının başlığına bakarak sehven tapaj hatası yaparak iki kez Trabzon yazdığımı zannedebilirler. Ancak bu başlık bence bizi anlatabilecek en güzel cümle olsa gerek. 

Zira, Trabzon’un rakibi de her zaman Trabzon olmuştur. Olmaya da devam ediyor. Ancak Trabzon, rakibi Trabzon’u her zamanki gibi yenebilecek potansiyelini ortaya koymaya muktedir olmuştur.

Yazımın ilk paragrafı kafanızı epey karıştırmış olabilir. Ancak fotoğrafı netleştirdikçe meramımı daha iyi anlayabileceksiniz. Bana hak verecek misiniz? Doğrusu onu bilemem. Zaten onu düşünerek de yazıyı kaleme almış değilim. 

Çünkü benim buradaki esas amacım estetik endişeler yedeğinde bir kesimi övüp şirin gözükmek veya diğer bir kesimi yerip, potansiyel sorumlu ilan etmek değildir. Bu şehir benden de sizden de daha önemli daha değerlidir ve öyle olmalı, öyle kalmalıdır.

Fatih Sultan Mehmet 1453 de İstanbul’u fethedip kendini Doğu Roma İmparatoru ilan ettiğinde bile işinin tamamlanmadığını beyan ederek “bu fethin tamamına ermesi için Trabzon’un fethinin de gerçekleşmesi gerekir” demiş ve 8 yıl sonra yani 1461 tarihinde yine kendisi tarafından bu şehir fethedilerek adeta İstanbul’umuzun yegane mütemmim cüzü yerine ikame edilmiş ve tamamlanmıştır. 

O gün Trabzon ismi Hopa’dan Samsun’un Canik ilçesine kadar olan alanın adıydı ve bu yerlerde oturanlar Trabzonlu idi, hala da öyledir bence…Bunu son zamanlarda sloganlaştırılan “bize her yer Trabzon” sloganıyla karıştırmıyorum. Tarihsel bir gerçekten bahsediyorum. O günkü Trabzon’un merkezi, bu günkü bizim Trabzon ilimizin merkezi idi. Bu şehrin tarihinde isimleri unutulamayan çok mühim okur, yazar, sanatçı, siyasetçi, bürokrat vs hepsi de bu eko sistemin yetiştirdiği şahsiyetlerdir. 

Bu gün ise o eko sistem bırakın insan yetiştirmeyi, kendisini eriten bir sisteme dönüşme tehlikesi arz ediyor. Tam da bu durum bu gün birilerinin manevi sorumluluğunu hatırlatacak niteliğe dönüşme eşiğindedir.

Şehrin bürokrasi, siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik yönden bir dönüşüm uğultusu çıkardığı bu günlerde maalesef bunu görmesi gerekenler henüz göremiyor. İnsan profili öz güven, nitelik ve kültür-sanat vs yönden tüm dünyada kendini kanıtlamış bu şehrin bu gün kendini darala darala mücavir alana sıkıştıran, çevre illerle mukayese edilecek bir yere indirgeyen kişilere bir cevabı olacak. 

Bu cevap ne türdendir? Onu doğrusu kestiremiyorum. Ama uğultusunu kulaklarımla duyabiliyorum. Çünkü “Trabzon’un insanı söylemez, söylenir.” Yani “mektup yazdım Hasan’a, ha Hasan’a ha sana”.

Herkese kucak dolusu sevgi, saygı ve selamlar…

AYHAN SÜRMEN
ANASAYFA |GÜNDEM |BÖLGESEL |SİYASET |EKONOMİ |SPOR |DÜNYA |SAĞLIK |TEKNOLOJİ |KULİSVAR |BİLİM-EĞİTİM |KÜLTÜR SANAT |MAGAZİN
GİRİŞ SAYFAM YAP| |RSS ÖZET AKIŞI|İLETİŞİM|KÜNYE
Turkuaznet İnternet ve Bilişim Hizmetleri Tarafından Geliştirilmiştir. Tüm hakları saklıdır.